Ağrı Nasıl Bir Vali Bekliyor? Bozkurt Döneminde "Halk ve Devlet" Denklemi

Ağrı Nasıl Bir Vali Bekliyor? Bozkurt Döneminde "Halk ve Devlet" Denklemi
29 Ocak 2026 - 18:22 - Güncelleme: 29 Ocak 2026 - 18:25
Ağrı Nasıl Bir Vali Bekliyor?
Bozkurt Döneminde "Halk ve Devlet" Denklemi

Sıddık Söyler’in Kaleminden

Ağrı’da valilik değişimi her zaman sadece bir imza meselesi değildir; bir umut tazelenmesi, bazen de bir veda hüznüdür. Mustafa Koç’u kar altında gözyaşlarıyla uğurlayan bu şehir, şimdi Dr. Önder Bozkurt’u selamlıyor. Bozkurt, akademik derinliği ve AFAD’daki saha tecrübesiyle Ağrı için "biçilmiş kaftan" gibi görünse de şehrin sokaklarına girdiğinde onu bekleyen çok katmanlı bir sorunlar yumağı var.

Ağrı, tarihi derinliği, doğal güzellikleri ve genç nüfusuyla büyük bir potansiyele sahip bir ilimiz. Ancak coğrafi konumu, sosyo-ekonomik yapısı ve uzun yıllardır devam eden bazı kronik sorunlar, bu potansiyelin tam olarak gerçekleşmesinin önünde duruyor. İşte tam da bu noktada, yeni atanan valiye tarihi bir sorumluluk ve fırsat düşüyor.


VALİ ÖNDER BOZKURT HAKKINDA BİR DEĞERLENDİRME
Vali Önder Bozkurt’un Ağrı’daki ilk günlerine ve kamuoyu ile ilişkilerine dair yaptığım araştırmalar ve çeşitli temaslarda edindiğim izlenimler şu yöndedir:
Vali Bozkurt, görevinin başında basın mensuplarıyla bir kahvaltı toplantısı düzenleyerek iletişime verdiği önemi gösterdi. Toplantıya il dışında olduğum için katılamadım, ancak basındaki meslektaşlarımın aktardığına göre; samimi ve açık diyalog ortamında, “devletin gülen yüzü” olarak nitelendirilen bir izlenim bırakmış.

Vali Bozkurt’un Ağrı’ya atandığı gün kendisi hakkında yaptığım araştırmalar ve yaptığım telefon görüşmelerinde;
  • Kimsesizlerin kimsesi,
  • İnsancıl, sevgi dolu ve halkla iç içe,
  • Tuttuğunu koparan, aldığı her görevi başarıyla tamamlayan bir devlet adamı,
  • Özellikle dar gelirli vatandaşlara yaklaşımı nedeniyle “fakirin babası” olarak anılan, halk dilinde ifade edildiği şekliyle “kese be kese” (herkesin derdiyle dertlenen) bir yönetici,
  • AFAD’daki geçmiş tecrübesiyle, devlet ile millet arasında sağlam bir köprü kuran bir isim
    olduğu yönünde güçlü bir kanaat oluştu.
Vali Önder Bozkurt’un bu duruşu ve birikimiyle, Ağrı’nın uzun süredir devam eden sorunlarının aşılmasında önemli bir rol üstleneceği, kentin makûs talihinin yenileceği inancını taşıyorum.

Peki, Ağrı, Valisinden neler bekliyor?
Hangi başlıklarda somut adımlar arzulanıyor?

1. Eğitim ve Sağlık: "Göçü Durduracak Kalite"
Ağrı’nın en büyük yarası eğitimdeki sıralamasıdır. Türkiye genelinde eğitim başarısında son sıralardan kurtulmak için sadece yeni binalar yetmez; o binaların içini dolduracak nitelikli kadroların şehirde kalmasını sağlayacak bir "aidiyet" iklimi kurulmalıdır. Sağlıkta ise uzman doktor eksikliği ve hastaların çevre illere (Erzurum, Van) sevk edilme zorunluluğu halkı yormuş durumda. Vali Bozkurt, doktorların ve öğretmenlerin Ağrı’yı bir "sürgün yeri" değil, bir "görev onuru" olarak görmesi için sosyal altyapıya el atmalıdır.

2. Gümrük ve Ekonomi: Gürbulak’ın Prangaları
Doğubayazıt Gürbulak Sınır Kapısı, Ağrı’nın dünyaya açılan kapısıdır ancak bu kapı çoğu zaman bürokrasiye, uzun TIR kuyruklarına ve verimsizliğe takılıyor. Şehir, sınır ticaretinden hak ettiği payı alamıyor. Vali Bey’in "devletin asık suratını" gümrükten silip, burayı şeffaf, hızlı ve bölge esnafını zenginleştiren bir ticaret merkezine dönüştürmesi şarttır.

3. Uyuşturucu: Sınır Hattındaki Görünmez Savaş
Gürbulak sadece ticaretin değil, ne yazık ki uyuşturucu rotasının da kritik bir noktası. Son operasyonlarda ele geçirilen tonlarca metamfetamin, tehlikenin boyutunu gösteriyor. Gençliği bu bataktan korumak için sadece asayiş tedbirleri yetmez; Vali Bozkurt’un sosyolog kimliğini konuşturarak gençlere spor, sanat ve istihdam alanları açması "en büyük güvenlik politikası" olacaktır.

4. Köy ve İlçeler: "Uzakta Bir Yer Var" Değil
Ağrı’nın ilçeleri (Patnos’tan Doğubayazıt’a kadar) her biri farklı dinamiklere sahip. Merkeze uzak köylerde hâlâ altyapı, su ve yol sorunları konuşuluyorsa, burada "mobil valilik" anlayışına ihtiyaç vardır. Vali Bozkurt, ilçelerle iletişimi sadece kaymakamlar üzerinden değil, bizzat muhtarlar ve kanaat önderleri üzerinden kurmalıdır.

5. Vatandaşla İletişim: Mustafa Koç Mirası
Selefi Mustafa Koç, halkın gönlüne "dokunarak" girdi. Ağrı’nın soğuğu sert ama insanları merttir. Ağrı halkı samimiyet bekler. Protokol duvarlarının arkasına saklanan değil, çarşıda çay içen, taziyeye giden, kar kürüyen işçinin sırtını sıvazlayan bir vali profili bu şehirde her kapıyı açar. Dr. Önder Bozkurt’un sosyoloji doktorası, bu toplumsal dokuyu okumak için en büyük silahı olacaktır.

Vali Bozkurt hakkında yaptığım araştırmalar ve telefon görüşmelerinde:
Vali Bozkurt, Ağrı’da basın ile bir kahvaltı programı düzenledi il dışında olduğumdan dolayı toplantıya katılamadım. Basındaki arkadaşlar yaptıkları haberlerde devletin gülen yüzü olarak haberler yapmışlar.

Vali Bozkurt, Ağrı’ya atandığı günden itibaren yaptığım araştırmalar ve telefon konuşmalarımda: Kimsesizleri kimsesi, İnsancıl, sevgi dolu, devlet adamı, tuttuğunu koparan, aldığı her görevi başarıyla yerine getiren, fakir fukara babası “Kese be kesa”, AFAD tecrübesiyle devlet ile millet arasında köprü vazifesi kuran bir devlet adamı olduğunun kanısına vardım. İnşallah Vali Bozkurt ile Ağrı bu makus talihini yenecektir.

Vatandaşlar; Ağrı’da devletin sadece "güvenlik" yüzünü değil, "şefkat ve kalkınma" yüzünü de görmek istiyor. Vali Önder Bozkurt’tan beklenen; AFAD tecrübesiyle kentin yapısal sorunlarına "acil müdahale" etmesi, akademik birikimiyle de bu kadim şehrin geleceğine "stratejik bir yön" vermesidir.

Hoş geldiniz Sayın Valim; Ağrı’nın dertleri çok, ama bu dertleri dert edinenin başının üstünde yeri de çoktur. 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum